Gözden Kaçırmayın

DSÖ Genel Direktörlüğü İçin Gizli Adaylık Yarışı BaşladıDSÖ Genel Direktörlüğü İçin Gizli Adaylık Yarışı Başladı

Gine
  • Bissau'daki Aşı Deneyi Tartışma Yarattı


Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü, Batı Afrika ülkesi Gine

  • Bissau'da planlanan ve ABD tarafından finanse edilen bir hepatit B aşısı klinik deneyini "etik dışı" olarak nitelendirdi. Tartışmanın odağında, kanıtlanmış etkinliğine rağmen deneye katılan çocukların yarısının aşıdan mahrum bırakılacak olması yer alıyor.


  • Deneyin İşleyişi ve Etik Endişeler


    Planlanan klinik araştırma kapsamında, hepatit B aşısının yeni bir uygulama programının etkinliği test edilecek. Ancak, deney tasarımı gereği katılımcı çocukların yalnızca yarısı aşıyı alacak, diğer yarısı ise kontrol grubu olarak aşısız bırakılacak. WHO yetkilisi, hepatit B aşısının dünya çapında güvenliği ve koruyuculuğu uzun süredir kanıtlanmış, rutin olarak kullanılan bir aşı olduğuna dikkat çekerek, bu durumda bir kontrol grubu oluşturmanın etik olmadığı görüşünü savunuyor.


    Hepatit B Aşısının Kanıtlanmış Önemi


    Hepatit B, karaciğeri etkileyen ve siroz ile karaciğer kanserine yol açabilen ciddi bir viral enfeksiyon. Aşı, hastalığa karşı korunmada en etkili ve güvenilir yöntem olarak kabul ediliyor ve onlarca yıldır WHO'nun temel aşı programında yer alıyor. Bu nedenle, mevcut ve etkili bir aşıyı bir grup çocuktan bilerek esirgemenin, özellikle de hepatit B'nin yaygın olduğu bölgelerde, ciddi etik sorular doğurduğu belirtiliyor.


    Uzmanlar, yeni aşı dağıtım stratejilerini test etmenin önemini kabul etmekle birlikte, bunun alternatif ve daha etik araştırma yöntemleriyle yapılabileceğini ifade ediyor. Bu yöntemler arasında, aşının farklı uygulama zamanlamalarının karşılaştırılması veya aşının yeni bir bölgede tanıtılmasının ardından toplumdaki hastalık oranlarındaki düşüşün gözlemlenmesi gibi, kimseyi kanıtlanmış bir tıbbi müdahaleden mahrum bırakmayan yaklaşımlar yer alıyor.


    Sonraki Adımlar ve Küresel Tepkiler


    WHO'nun bu açıklaması, uluslararası sağlık camiasında ve insan hakları gruplarında geniş yankı buldu. Olay, küresel sağlık araştırmalarında, özellikle de kaynakları kısıtlı ülkelerde yürütülen çalışmalarda etik standartların yeniden gözden geçirilmesi çağrılarına yol açtı. Tartışma, araştırmanın finansman sağlayıcıları ve uygulayıcı kurumlar üzerinde deney protokolünü değiştirmek veya çalışmayı durdurmak yönünde baskı oluşturuyor.


    Gine

  • Bissau'daki bu vaka, bilimsel ilerleme ile temel etik prensipler arasındaki dengeyi nasıl kuracağımız konusunda önemli bir tartışma başlattı. Sürecin nasıl ilerleyeceği, uluslararası sağlık dünyasının yakından takip ettiği bir konu haline geldi.