Deprem Gerçeği ve Yaşam Kültürü
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nden yapılan bir paylaşım, Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlattı. Paylaşımda, bu gerçekle yaşamayı öğrenmenin ve yapıların buna uygun şekilde inşa edilmesinin hayati önemi vurgulandı.
Yapısal Güvenlik Öncelik Olmalı
Uzmanlar, deprem riskinin yüksek olduğu coğrafyalarda en kritik konunun yapısal dayanıklılık olduğunun altını çiziyor. Paylaşımda belirtildiği gibi, binaların deprem yönetmeliklerine tam uyumlu, sağlam zeminlerde ve kaliteli malzemeyle inşa edilmesi gerekiyor. Bu, can kayıplarını en aza indirmenin en temel yolu olarak görülüyor.
Toplumsal Bilinç ve Hazırlık
Depremle yaşamayı öğrenmek sadece güvenli binalar inşa etmek anlamına gelmiyor. Aynı zamanda toplumun her bireyinin afetlere karşı bilinçlenmesini ve hazırlıklı olmasını gerektiriyor. Bu kapsamda şu noktalara dikkat çekiliyor:
- Bireysel ve ailesel afet planı yapılması,
- Deprem anında yapılacaklar (çök
- kapan-tutun) ve sonrası için tahliye konusunda eğitim alınması,
- Ev ve iş yerlerinde yaşam üçgeni oluşturabilecek güvenli alanların belirlenmesi.
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nin bu mesajı, deprem gerçeğini kabullenip, hem yapısal hem de toplumsal anlamda gerekli tüm önlemleri almanın zamanının geçmekte olduğuna dair önemli bir hatırlatma niteliği taşıyor.




Yorumlar
Yorum Yap