Gözden Kaçırmayın

Diyarbakır'da Sağlıklı Yaşam Seferberliği: Sigara Bırakma Polikliniği Stadyuma TaşındıDiyarbakır'da Sağlıklı Yaşam Seferberliği: Sigara Bırakma Polikliniği Stadyuma Taşındı

Aşkın Bilimsel Temeli: Hormonlar Devreye Giriyor


Aşk, yalnızca duygusal bir deneyim olmanın ötesinde, beyin ve bedenin birlikte yönettiği çok katmanlı bir süreçtir. Medicana Bursa Hastanesi uzmanları, aşık olunduğunda beyinde bazı hormonların salınımının arttığını ve bu sürecin hissettiğimiz yoğun duyguların fizyolojik temelini oluşturduğunu belirtiyor.


Mutluluk ve Motivasyon Hormonu: Dopamin


Aşkın getirdiği coşku ve enerjinin ardındaki başlıca etkenlerden biri dopamindir. Bu hormon, kişide mutluluk ve motivasyon hissinin artmasıyla doğrudan ilişkilidir. Yeni bir ilişkideki o "uçma" hissinin ve sürekli o kişiyi düşünme isteğinin altında dopamin salınımındaki artış yatar.


Bağlanma ve Güven Hormonu: Oksitosin


Yakınlık ve bağ kurma duygularını güçlendiren hormon ise oksitosindir. Özellikle fiziksel temas, sarılma ve paylaşımlar sırasında salgılanan bu hormon, bağlanma ve yakınlık duygusunu destekleyerek ilişkilerdeki güven ve aidiyet hissinin pekişmesine katkıda bulunur.


Duygusal Denge Hormonu: Serotonin


Aşkın daha sakin ve dengeli yüzünde serotonin etkilidir. Bu hormon, duygusal dengeyi sağlamada ve genel bir iyi hissetme halinin sürdürülmesinde kritik bir rol oynar. Duygu durumundaki dalgalanmaların düzenlenmesine yardımcı olur.


Heyecan ve Uyanıklık Hormonu: Adrenalin


Aşık olunan kişiyi gördüğümüzde ya da onunla ilgili bir şey düşündüğümüzde yaşanan heyecan, kalp atışındaki hızlanma ve o "tetikte" hissinin kaynağı ise adrenalindir. Bu hormon, vücudu geçici bir uyanıklık ve enerji durumuna hazırlar.


Aşk, Beyin ve Bedenin Ortak Eseri


Uzmanlar, aşk deneyimini tek bir duyguya indirgemenin mümkün olmadığını vurguluyor. Sürecin, yukarıda belirtilen hormonlar başta olmak üzere bir dizi karmaşık nörokimyasal reaksiyonun sonucu olduğunu ifade ediyorlar. Bu hormonların senfonisi, aşkı hem psikolojik hem de fizyolojik açıdan eşsiz kılıyor.



    • Dopamin: Ödül ve haz mekanizmasını harekete geçirir.

    • Oksitosin: Sosyal bağları ve güveni güçlendirir.

    • Serotonin: Duygusal istikrar sağlar.

    • Adrenalin: Fizyolojik uyarılmayı artırır.


Sonuç olarak, aşkın verdiği hisler, beynimizin kimyasal fabrikasının ürettiği özel bir karışımın ürünüdür. Bu süreç, insan ilişkilerinin ve bağlanma davranışlarının biyolojik temelini oluşturur.